Bal Üreticileri

Bal Üreticileri

bahri yılmazTürkiye Arı Yetiştiriciliği Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz, bir açılışa katılmak üzere geldiği Mersin’de, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de yaklaşık 4 milyon 900 bin kovanda yıllık 83 bin ton bal üretildiğini söyledi.
Hedeflerinin bu miktarı yukarılara çekmek olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bu kapsamda sürdürdüğümüz çalışmalar neticesinde 79 ilde örgütlenerek 40 bin 445 üyeye ulaştık. Ürettiğimiz balı birlik bünyesinde kurduğumuz paketleme tesislerinde işleyerek daha kaliteli ve daha ucuza balı tüketiciyle buluşturmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda 12’inci paketleme tesisini Mersin’de açtık” dedi.
Türkiye’nin Çin’den sonra ikinci büyük arıcı ülke olduğunu vurgulayan Yılmaz, dünya arılarının yüzde 22’sinin, bal üretilen bitkilerin de yüzde 72’sinin Türkiye’de bulunduğunu ifade etti.
Buna karşın yeterli üretimin yapılamadığına işaret eden Yılmaz, en önemli sıkıntılarının ise “katkılı bal, zor üretim şartları ve ürünlerinin para etmemesi” olduğunu öne sürdü.

Hedeflerinin, yıllık 83 bin ton civarındaki bal üretimini 200 bin tona, 2 bin ton civarındaki ihracatı da 50 bin tona çıkarmak olduğunu” vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“İhracatta geçmiş yıllarda bal diye glikoz satmışlar. Bunları tespit ederek o ülkelere şikayet ettik. Avrupa’ya geçen yıl üçüncü kişiler tarafından gerçek anlamda 2 bin ton civarında ihracat gerçekleştirildi. Avrupalı kaliteli ve sağlıklı bal istiyor. Bu kapsamda Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca Türkiye Gıda Kodeksi Bal Tebliği yayımlandı. Buna uyan herkes bal ihraç edebiliyor. Ancak daha önce yaşanan sorunlar nedeniyle gerçek sıkıntıyı arıcı çekiyor. Bunu aşmak için çalışmalarımız sürüyor. Üye olduğumuz Uluslararası Arıcılar Birliğinde etkiniz.  Artık çantamızı alıp Avrupa’da bal satmak istiyoruz. AB ülkeleri yıllık 240 bin ton bal alıyor. Çünkü kendilerinin üretme şansı yok. Bu da Türkiye’nin önemi ortaya koyuyor.”
Ürettikleri balın maliyetin altında fiyattan alındığını öne süren Yılmaz, “Bizden balı 5 liraya alan tüccar, 17-30 lira arasında değişen fiyattan satıyor.  Bu konuda yaptığımız toplantılarda, ’kendi ürünümüzü paketleyerek pazara girelim’ görüşü çıktı. Yaptığımız örgütlenme çalışmasının ardından markalarımız marketlerde yerini almaya başladı. İki yıl içinde kendi ürettiğimiz balı maliyet fiyatının üzerinde satacağız. Böylelikle balı 20 liraya değil de daha düşük fiyata tüketicinin sofrasına sunacağız” diye konuştu.

BAL, KOVANDAN KAVANOZA TAKİP ALTINA ALINIYOR
Yılmaz, gerek üretiminde kalitenin, gerekse miktarın artması amacıyla yaptıkları çalışma kapsamında “balı kovandan kavanoza kadar takip altına aldıklarını” belirtti.
Bu kapsamda arı kovanlarını etiketleyerek, bunları bilgisayar ortamına aktardıklarını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile yürüttüğümüz çalışmada 4 milyon 500 etiketi dağıtarak arıcıların kovanlarına yapıştırmalarını sağladık. Bunlar barkod okuyucusu ile okutulduğu zaman kime ait olduğu hemen belirleniyor. Böylelikle sahte ve kaçak balın da önüne geçeceğiz. Bu çalışma destekleme ve arı takibinde de esas oldu. Buna Arıcılık Kayıt Sistemi (AKS) diyoruz. Geçmişte kredi alırken arıcı sıkıntı yaşıyordu. Şimdi birliğin verdiği belge ile arıcılar da çiftçiler gibi kolay şekilde destekten yaralanabiliyor. Balı da aynı sisteme bağlayarak ne kadar bal ürettiğimizi net olarak ortaya koyabileceğiz. Türkiye’de ciddi bir üretim var ve bu tam anlamıyla kayıt altına alınacak.”

“SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GELECEK İÇİN ARICILIK ŞART”
Yılmaz, sürdürülebilir tarım ve sürdürülebilir gelecek için arıcılığın şart olduğunu bildirdi.
Arıcılığın korunması ve desteklenmesini isteyen Yılmaz, bu konuda Çevre ve Orman Bakanlığının girişimleriyle “bal ormanları” oluşturulduğunu söyledi.
Bitkilerin yüzde 85’inin arılar aracılığıyla döllendiğine işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:
“Dolayısıyla arı yoksa hayat yok demektir. Bu anlamda arıcılıkla ilgili olmayanların dahi arıcılığı koruması ve desteklemesi gerekiyor. Gerek bu konuda gerekse tüketimin artırılması konusunda bilinçlendirmeye yönelik çalışma yapılması lazım. Çünkü dünya arıları sadece bal üretimi için kullanmıyor. Mesela İsrail arıların 3’te birini bitkilerini döllemek amacıyla için kullanıyor. ABD ise yüzde 62’sini tarımın ve doğanın sürdürülebilirliğinde kullanıyor. Geçen yıl ABD kovan başında 240 dolar ödedi. Herkes tarafından keşfedilen bu durumu biz yeni algılamaya başladık.”

Yılmaz, gerek arılara zarar veren ve yasaklanan tarım ilaçlarının kullanımının gerekse sahte bal konusunda denetimlerin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: Anadolu Haber Ajansı

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Karniyol Ana Arı Arıcılık Forumu

Bu yazı için 3 yorum yapıldı:

  1. starbuck dedi ki:

    arıcılığın ülkemizde geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum, özellikle ithalata daha fazla önem vermeliyiz bence bu konuda

  2. ahmet oluçay dedi ki:

    turistik dinlenme tesislerinde kurulu satış noktamızda ,analiz raporu ve gıda sertifikası olan,süzme ve petek bal satışı için alım yapılacaktır.

  3. Allahverdi Seyidov dedi ki:

    Türkiyə Arı Yetişdiriciliği Merkez Birliği Başğanı
    BAHRI YILMAZA!

    Möhtərəm Behri Yılmaz.

    Əvvəla Azərbaycanlı qardaşlarınızın salamlarını qəbul etməyinizi xahiş edirəm.
    Əvvəla bildirim ki, Azərbaycanda ayrı-ayrı adamlar arıçılıqla qədim zamanlardan məşğul olsalar da, bu günədək elmi araşdırma merkezi olmamışdır. Hansı ki, Azərbaycandan Sovetlər dövründə bu zəngin arı cins və populyasiyaları xarici ölkələrə aparılmışdır.
    2013-cü ildən Azərbaycan Elmi Tedqiqat İpekçilik İnstitutunda ARIÇILIQ laboratoriyasının fəaliyyətinə Dövlət razılıq vermişdir.
    Bu işdə Bizə yardımçı olmağığnızı rica edirəm.

    Hörmətlə, professor Allahverdi Seyidov.
    Azərbaycan Elmi Tedqiqat İpekçilik İnstitutunun
    direktoru

Yorum Yaz