Arılar yok olunca kıyamet kopar mı?

ari-arihakindabilgiler2.jpg ´Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter´ demişti. Dünyanın her yerinde arılar gizemli bir şekilde ortadan kayboluyor. Felaket kapıda mı?

Son günlerde dünyada arı ölümleri kıyamet yaklaştı mı sorusunu akılları getirdi. Haberin çıkış noktası ABD bal arıların ani bir şekilde kaybolması herkesi korkuttu. Bu arı ölümlerinin ucu diğer ülkelerde yankı uyandırdı. Her ülkede belir oranlarda arı ölümleri meydana geldi. Bu ülkeler Kanada, Avusturya, Yunanistan, İsviçre, Almanya, Porteki, İtalya, ABD ve Türkiye de arı ölümleri meydana geldi. Tabi ki arı ölümleri sadece bu ülkelerle sınırlı kalmadı mutlaka diğer ülkelerde arı ölümleri oldu.

Küresel ısınma mı?

Şimdi gelelim bu arı ölümlerine; tabi ki ilk başta herkesin aklına “Küresel Isınma” mı sorunu getiriyor.  Küresel ısınma mı mutlaka bu bir sebep olabilir. Çünkü arılar sıcağa ve soğuğa karşı çok hassas hayvanlardır. Arıları bulundukları sıcak veya soğut ortamı ani bir değişme yapmadan hayatlarını devam ettirmeye çalışırlar. Eğer ani bir değişme olursa bu değişmede mutlaka arılar etkilenir. Mesala soğukta arılar kışın ortasın bir kovan içinde arılar toplu halde birbirine kilitlenmiş bir şekilde olurlar aynı üzüm salkımı gibi bir durumda birbirine kilitlenirler. Eğer bu salkımdan ayrılan veya düşen arı o kış ayı artasında bir daha o salkıma tutunamayacak ve ölecektir. Peki arı sıcaktan nasıl etkilenir: Arı kovan içinde yeterli alan bulamadıysa yani dar geldiyse bu doğal olarak arının daha geniş ve rahat edebileceği bir yer arayacaktır. Bunun için arıcı arısı için ya bir önce bir yer sağlayacak yada arı kovanı kendisi için bir yer bulacak. Ve bunun içinde kovanı terk edip gidecek. Terk edip gider hava şartlarından kendine bir ağaç koğu bulur girerse ne mutlu hayatını orda da sürdürür ama yok onuda bulamazsa bir yağmur hepsi ölüp gidecektir.

Einstein’nın Sözü;

“Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter” Dünyanın en ünlü bilimadamlarından Albert Einstein, arıların insan için hayati öneme sahip olduğunu açıklamıştı.  Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz.

Çünkü doğada görmüş olduğumuz bütün çicek açan bitkiler arılar sayesinde meyve ve sebze verir. Çünka arılar bacaklarında taşımış oldukları çicek tozlarını bir çicekten alıp diğer çiceğe konarak döllenmeyi sağlamış olur. Ortalama bir kovan arı bir günde 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlıyorlar.

 Sonuç olarak arı ölümleri için tek bir sebep söyleyemeyiz. Bir çok sebep arı ölümlerine sebep oldu. Bilmiyorum bu Einstein sözünü kim daha önce duydu veya okudu. Geçen hafta Amerika’da arı ırkları üzerine çalışan bir abimiz görüştüm bu arı ölümleri ve Einstein sözü için ne diyorsunuz diye. Kendisi  Einstein böyle bir sözü olmadığını söyledi. Mutlaka bitkiler döllenmeyince  hayatını devam ettiremeyecek. İnsan da bitkilerden ürün alamayınca kendisinin sonu gelecek.    Tabi ki bu arı ölümlerinden hemen dünyanın sonu geldi demek çok yanlış olur. Bu arı ölümleri olması çok normal olarak karşılamak lazım. Arıcı olan dostlarımız bunu dahi iyi bilir.

  İşte bize düşen, bu durumları göz önünde bulundurarak doğaya karşı daha dikkatli ve duyarlı davranmalıyız. Her ağaçın, bitkinin, hatta taşın bilen ayrı bir değere sahip olduğunu unutmamak ve bu anlayışla haraket etmeliyiz. Her şey bizim elimizde dünyayı yaşatacak olanda ve bitirecek olanda bizleriz.

admin on Haziran 26th, 2008 | ARICILIK, ARILAR | Yorum yok -
Etiketler: , , , , , , , , ,

Yarım kilo bal için 120.000 uçan arılar

  • Bir kilo bal için 40.000 adet arının 6 milyon çiçeği dolaşması gerekiyor.
  • Dünyanın en hızlı bilgisayarlarından biri saniyede 16 milyar aritmetik işlem yapabiliyor. Bal arısı ise aynı sürede daha az enerji harcayarak 10 trilyonluk işlem yapma kapasitesine sahip.
  • 10 mikrowatt’tan daha az enerji tüketen balarısının beyni, günümüzde üretilen en verimli bilgisayardan 100 milyon kat daha üstün.
  • Balarıları bir peteği doldurabilmek için 100 milyon çiçeğin nektarını toplayabiliyor ve 100 bin kilometre boyunca kanat çırpabiliyor.
  • Bir koloninin bir kilogram bal üretebilmesi için dünyanın etrafını 6 kez dönmeye eşdeğer bir uçuş yapması gerekiyor. Tek bir arının dünyanın çevresini dönmesi için yaklaşık 25 kilogram bal tüketmesi gerekiyor.
  • Uçan bir arının her kilometrede, enerji için yarım miligram (gramın 2000’de biri) bala ihtiyacı bulunuyor. Bir arı bir litre balla, 25 km hızla ve saniyede 200-250 defa kanat çırparak 3.000.000 km. kat edebiliyor.
  • Kraliçe arının bir günde yumurtladığı yumurta ağırlığı, kendi ağırlığının 20 katına erişebiliyor.
  • Arı, vücut ağırlığının 330 katı yük çekebiliyor.
  • Her bir petek gözünün derinliği 12 milimetre. Duvarlarının kalınlığı ise milimetrenin 20’de biri kadar. Buna karşın bal ile doldurulduğunda petek hiçbir zarar görmüyor. Bunun nedeni peteğe en yüksek dayanıklılık özelliğini kazandıran altıgen yapısı. Bu nedenle bir petek diliminde kilolarca bal taşınabiliyor.

Şüphesiz insanların arılarla ilgili keşfettikleri bilgiler bu kadarla kısıtlı değil. Arılar daha birçok mükemmel sisteme, akılcı davranışlara, hesaplama, planlama, inşa etme gibi yeteneklere sahip.

Akıl ve vicdan sahibi bir insan, sadece yukarıdaki bilgilerden bile şu sonucu çıkarabilir: Allah tüm diğer canlılar gibi arıları da sahip oldukları üstün yeteneklerle birlikte yaratmıştır. Ve onları ihtiyaçlarının çok üstünde bal üretme yeteneği ile donatarak insanların hizmetine vermiştir. Allah kullarına karşı sonsuz şefkat ve merhamet sahibidir. O göklerde ve yerde olan herşeyin, tüm canlıların tek Hakimidir. Canlıların sahip oldukları her türlü özellik Allah’ın sonsuz ilminin ve kudretinin yeryüzündeki tecellilerindendir.

Alıntılar

Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, İzmir İl Müdürlüğü’nün çıkarttığı “Tarım 35 Dergisi”nden Hürriyet Gazetesi, 31 Ocak 2001.

admin on Mart 2nd, 2008 | ARILAR | Yorum yok -
Etiketler: , , , , , , , , ,
Theme by Site atvdizayn tarafından yapılmıştır..İLETİŞİM: atvdizayn@hotmail.com & Her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.
Site Map