Arılar yok olunca kıyamet kopar mı?
Son günlerde dünyada arı ölümleri kıyamet yaklaştı mı sorusunu akılları getirdi. Haberin çıkış noktası ABD bal arıların ani bir şekilde kaybolması herkesi korkuttu. Bu arı ölümlerinin ucu diğer ülkelerde yankı uyandırdı. Her ülkede belir oranlarda arı ölümleri meydana geldi. Bu ülkeler Kanada, Avusturya, Yunanistan, İsviçre, Almanya, Porteki, İtalya, ABD ve Türkiye de arı ölümleri meydana geldi. Tabi ki arı ölümleri sadece bu ülkelerle sınırlı kalmadı mutlaka diğer ülkelerde arı ölümleri oldu.
Küresel ısınma mı?
Şimdi gelelim bu arı ölümlerine; tabi ki ilk başta herkesin aklına “Küresel Isınma” mı sorunu getiriyor. Küresel ısınma mı mutlaka bu bir sebep olabilir. Çünkü arılar sıcağa ve soğuğa karşı çok hassas hayvanlardır. Arıları bulundukları sıcak veya soğut ortamı ani bir değişme yapmadan hayatlarını devam ettirmeye çalışırlar. Eğer ani bir değişme olursa bu değişmede mutlaka arılar etkilenir. Mesala soğukta arılar kışın ortasın bir kovan içinde arılar toplu halde birbirine kilitlenmiş bir şekilde olurlar aynı üzüm salkımı gibi bir durumda birbirine kilitlenirler. Eğer bu salkımdan ayrılan veya düşen arı o kış ayı artasında bir daha o salkıma tutunamayacak ve ölecektir. Peki arı sıcaktan nasıl etkilenir: Arı kovan içinde yeterli alan bulamadıysa yani dar geldiyse bu doğal olarak arının daha geniş ve rahat edebileceği bir yer arayacaktır. Bunun için arıcı arısı için ya bir önce bir yer sağlayacak yada arı kovanı kendisi için bir yer bulacak. Ve bunun içinde kovanı terk edip gidecek. Terk edip gider hava şartlarından kendine bir ağaç koğu bulur girerse ne mutlu hayatını orda da sürdürür ama yok onuda bulamazsa bir yağmur hepsi ölüp gidecektir.
Einstein’nın Sözü;
“Bal arıları yok olduktan 4 yıl sonra insanlık biter” Dünyanın en ünlü bilimadamlarından Albert Einstein, arıların insan için hayati öneme sahip olduğunu açıklamıştı. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz.
Çünkü doğada görmüş olduğumuz bütün çicek açan bitkiler arılar sayesinde meyve ve sebze verir. Çünka arılar bacaklarında taşımış oldukları çicek tozlarını bir çicekten alıp diğer çiceğe konarak döllenmeyi sağlamış olur. Ortalama bir kovan arı bir günde 1 milyon çiceğin döllenmesini sağlıyorlar.
Sonuç olarak arı ölümleri için tek bir sebep söyleyemeyiz. Bir çok sebep arı ölümlerine sebep oldu. Bilmiyorum bu Einstein sözünü kim daha önce duydu veya okudu. Geçen hafta Amerika’da arı ırkları üzerine çalışan bir abimiz görüştüm bu arı ölümleri ve Einstein sözü için ne diyorsunuz diye. Kendisi Einstein böyle bir sözü olmadığını söyledi. Mutlaka bitkiler döllenmeyince hayatını devam ettiremeyecek. İnsan da bitkilerden ürün alamayınca kendisinin sonu gelecek. Tabi ki bu arı ölümlerinden hemen dünyanın sonu geldi demek çok yanlış olur. Bu arı ölümleri olması çok normal olarak karşılamak lazım. Arıcı olan dostlarımız bunu dahi iyi bilir.
İşte bize düşen, bu durumları göz önünde bulundurarak doğaya karşı daha dikkatli ve duyarlı davranmalıyız. Her ağaçın, bitkinin, hatta taşın bilen ayrı bir değere sahip olduğunu unutmamak ve bu anlayışla haraket etmeliyiz. Her şey bizim elimizde dünyayı yaşatacak olanda ve bitirecek olanda bizleriz.
admin on Haziran 26th, 2008 | ARICILIK, ARILAR | Yorum yok -



